Kaynak: T.C. Genel Kurmay ATESE Başkanlığı. (1969). Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi 6’ncı kısım 3’ncü kitap Büyük Taarruzda Takip Harekâtı, Cilt: II. Ankara: Genelkurmay Basımevi.

Bu kaynakta 82-127. sayfalardaki metinde dikkat çektiğimiz yerler kalın olarak belirtilmiştir. Kendi notlarımız köşeli ayraç “[ ]” içinde verilmiştir.

Türk ordusu İzmir’e giderken yolda karşılaştığı yerli Rum, Ermeni ve Çerkes ihanetleri ile muharebelerin bir kısmı aşağıda verilmiştir.

82-83. Sayfalardan
5:7 EYLÜL 1922 TAKİP HAREKÂTI
1. 5nci Süvari Kolordusunun Takip Harekâtı
a. 5 Eylül 1922 Salihli Muharebesi

Bölümünden bir kesit:

«Salihli’ye 11 nci Süvari Alayı sokaklardan ilerledikçe Yunanlıların (1 inci, 3 ncü Süvari Alayları) ateşleriyle karşılaştı. Alay, kayıplara önem vermeyerek sokak mıharebesi yapa yapa istasyona kadar ilerledi. İstasyonda karşısına çıkan 5/42 nci Evzon Alayının bir taburu ile kolordu istihkâm taburuna büyük bir cesaretle taarruz ederek dağıttı ve istasyonu işgal etti. 11 nci Süvari Alayının bu hareketleri pek süratle olmuş, Yunanlılar tamamiyle baskına uğramışlardı.

Saat 09.00’da Salihli güneyindeki bağlardan Yunanlıların bir süvari alayı ile Plastras Müfrezesinin (5-42 Evzon Alayı) iki tabur ve bağlarda bulunan asi Ethem’in [Yüz Elliliklerden vatan haini Çerkes Edhem/Ethem] adamları istasyona taarruza başladılar»


125-126. Sayfalardan
İzmir’e Girişin Son Şehitleri ve İzmir’e Giriş

4 ncü Süvari Alayı hain ve nankör yerli Rumların sağdan soldan açtıkları ateşlere önem vermeden şose boyunca ilerlemeye devam etti. Darağacı mevkiine gelince Tuzakoğlu’nun büyük un fabrikasından ateş yedi. En ileride giden 8 erden dördü şehit oldu (İzmir’e girişin son şehitleri şunlardır: 4 üncü Süvari Alayının 2 nci bölüğünden Akşehirli Çavuş Bekir oğlu Mehmet, aynı bölükten Çavuş Antalyalı Ömer oğlu Hakkı, 4 ncü bölükten Nevşehirli Ahmet oğlu Seyit Ahmet). Bunlar fabrika önünde kanlar içinde son nefeslerini vatan uğrunda verirlerken yanlarından geçen arkadaşlarına elleriyle düşman istikametini göstermekteydiler. Şehit düşen kahramanlar için kadir bilir İzmir halkı aynı yerde bir anıt yaptırmak suretiyle bu şehitlerin ruhlarını ebedileştirmiştir. Alay bu düşmanı ortadan kaldırırken Mersinli’deki görevini tamamlaya 14 ncü Süvari alayından Yüzbaşı Zeki’nin (Hava Orgeneral Zeki DOĞAN) komutasındaki 3 ncü bölük de bir taraftan şehre giriyordu. Yüzbaşı Şerafeddin komutasında ve yanında Tümen Emir Subayı Teğmen Hamdi, 4 ncü Süvari Alayından Teğmen Ali Rıza olduğu halde Kordonboyu’ndan ilerleyen 4 ncü Süvari Alayının bir bölüğünün arkasından 4 ncü ve 20 nci Süvari Alayları da geliyorlardı. Süvarilerin Kordonboyu’ndan kılıç çekmiş olarak ve birkaç bin Yunan askeriyle yüzlerce silahlı Rum ve Ermeni arasından dört nalla geçişlerindeki haşmet ve heybet, ahalinin ve yabancı uyrukluların gösterilerine vesile oldu. Parke kaldırımlarda kıvılcım saçan nal sesleriyle kılıçların parlayışları sevinç ve heyecanı büsbütün artırıyordu. Binalardan atılan çiçekler birliklerin üzerinde bir zafer çelengi haline gelmişti. Sokaklarda rastlandıkça silahları attırılan Yunan erleri arasından ilerlemeye devam edildi. Pasaport mevkiine gelindiğinde ihtarı dinlemeyen bir Rum, elindeki bombayı bölüğün üzerine fırlattı. Yüzbaşı Şerafeddin başından yaralandı. Buna rağmen yürüyüşe dört nalla devam edildi ve 9 Eylül 1922 saat 10.30’da Hükümet Konağı önüne gelindi. İzmir’in dört senedir hasretini çektiği şanlı Türk bayrağı hükümet konağının direğinde dalgalanmaya başladı.

1 nci Süvari Tümeninin 14 ncü Süvari Alayından ve Yüzbaşı Zeki komutasındaki üç bölüğü de aynı zamanda kışlaya gelerek Türk bayrağını çekti.

1 nci ve 2 nci Süvari Tümenleriyle birlikte yarış yaparak, etraftan gelen yerli Rum ve Ermenilerinin bakmaksızın İzmir’e beraberce girmişler, dört seneden beri düşman zulüm ve vahşetinden bunalan Türk halkını özgürlüğe kavuşturmuşlardı.

Öncülerin hemen peşinden ve aynı hızla, her iki tümenin büyük kısımları da şehre girdiler. 1 nci Süvari Tümen Komutanı General Mürsel, 14 ncü Süvari Alay Komutanı Merkez Komutanlığına tayin ve alayı ile şehrin asayişine memur edildi. Büyük kısım olan 11 nci ve 21 nci Süvari Alaylarını, Tugay Komutanı emrine, Kadifekale’ye gönderdi. 2 nci Süvari Tümenini de emrine aldı. Kordonboyu’ndan Hükümet Meydanına yanaşan 2 nci Süvari Tümeninin büyük kısmından 4 ncü Alayın iki bölüğü ile (öncüdeki bölükler hariç) 20 nci Süvari Alayını, takibe devam göreviyle Güzelyalı’ya gönderdi. Ancak birçok Rum ve Ermeni evlerinden ateş edildiğinden bu direnmeleri kırmak için sağa sola, sokaklar arasına küçük birlikler göndermek gerektiğinden Güzelyalı ve dolaylarında temizlik uzun sürdü. Ortalık sakinleşince 20 nci Süvari Alayı kışlada toplandı. 4 ncü Süvari Alayı (İzmir’e ilk giren iki bölük hariç) 2 nci Süvari Alayı ile Alsancak’tan sola saptırılarak kesirme yoldan Kadifekale’ye gönderildi. 4 ncü Süvari Alayından önce, saat 13.00’te Kadifekale’yi 2 nci Kolordu takip kolundan 3 ncü Kafkas Tümeni Süvari Bölüğünden Asteğmen Besim işgal etmiş ve kaleye Türk bayrağını çekmişti. 2 nci Süvari Alayı Kemer istasyonundan geçerken Aydın doğrultusundan gelen bir treni durdurarak içindeki 5 subayla 700 silâhlı Yunan erini esir etti, bir bölükle kışlaya gönderdi. İstasyonda 8 erle beraber bulunan bir Fransız yüzbaşısı “şehirde muharebe yapılmaz” diyerek Yunanlıların direnmeden teslim olmalarına yardım etmişti. Manisa’dan İzmir’e gelen Yunan Manisa İşgal Bölge Komutanı, karargâhı ile birlikte esir edildi. Şehirde dağınık halde silâhlı Yunan erleri fazla miktarda idiler. Ancak bunlar silâh kullanacak durumda değillerdi. Evlerden ateş edenler yerli Rumlar ve Ermenilerdi. 2 nci Süvari Tümen Komutanı, karargâhı ile Hükümet Konağında yerleşti, birliklerini istirahat ettirdi, durumu bir raporla kolorduya bildirdi.

Fransız harp gemisinden bir deniz subayı 1 nci Tümen Komutanı General Mürsel’in yanına gelerek: “Bir emirleri olup olmadığını” sordu. Tümen komutanı General Mürsel: “İzmir’e girildiğini Ankara’ya müjdelemelerini, başka bir istekleri olmadığını” bildirerek, bu nazik ilgiye teşekkür etti. Fransızların, İzmir’in geri alındığını bildiren telsiz mesajını Ankara, İstanbul ve Şark Cephesi Komutanlığı telsizleri aldılar.

General Mürsel, saat 14.00’te Hükümet Konağından Batı Cephesi Komutanlığına aşağıda özel yazılı raporu telledi:

Sefil Yunanlılar, sevgili İzmir’imizi kılıçlarımızla terk ederek kaçmaktadırlar. Direnenlerin önemli bir kısmı yok ve bir kısmı esir edildi. Saat 10.30’da İzmir’e girdik. Bütün halk ve yabancı uyruklular ordumuzu büyük bir sevinç ve heyecanla karşıladılar. Limanda Yunan vapuru yoktur. Askerimiz kıyıda, Kadifekale’de ve Yenikale doğusundadır. Şimdiye kadar sayılan esirler 35 subay ve 1500 erdir. 1 nci Süvari Tümeni, büyük kısmıyla, Kadifekale üzerindne ve bir kısmıyla Alsancak’tan 2 nci Süvari Tümeni Bornova üzerinden yan yana muharebe ederek şehre girmişlerdir. Her iki tümen, emrimde olarak, İzmir Komutanlığını elime aldım. Mürsel


AlpAytekin

Kökten Türkçü, pagan, liyâkatçı, militarist. Halkbilimci...

 708 kez okundu.