Bu yazıda karakter ve mizac özelliklerimi Astroloji aracılığı ile anlatacağım.

Öncelikle, Astroloji hakkında biraz bilgi vermekte fayda var. Kimileri sadece gazete ve dergilerdeki günlük, haftalık, aylık burç tahmînlerinden i’bâret bildiği, gerçekliğine ihtimâl vermediği, “Burçlara inanmam!” diyip, kestirip attığı bu ilim dalını kısaca temel hatlarıyla inceleyelim.

Astroloji;

  • Dünyâ var olduğundan beri, doğaya karşı verilen var oluş mücâdelesinde kullanılmış en önemli araçlardan biri ve kişioğlunun en eski bilimlerindendir. Gök cisimlerinin manyetik etkilerinin, canlı ve cansız cisimler üzerindeki etkisini inceler.
  • İlk insanların, genelde gökyüzünden gelen doğal âfetleri kontrol etme çabası sonucunda ortaya çıkmış olan, bugün artık bilimsel değeri olmadığına inanılan bir “bilim”dir.
  • Astroloji’nin temelinde sembollerle akıl yürütme ve tümevarım bulunur. Diğer pek çok bilim dalıyla bağlantısı olan Astroloji sâyesinde, doğum haritasının yorumlanmasıyla insanın kişiliği, hayâtı, keşfedilmemiş potansiyelleri, kökleşmiş alışkanlıkları, fizikî sorunları, yetenekleri ve ilerleyen zamânlardaki dinamizmi çok rahat tesbît edilebilir.
  • Astroloji, uzun süre Astronomi’yle aynı bilim dalı sayılmıştır; fakat Astroloji’nin kökeni daha eskilere dayanır. Günümüzde Astronomi; uzaklıkların, büyüklüklerin, kütlelerin, hareketlerin, hızların, yerlerin teleskop gibi âletlerle ölçülen, bu gibi gözlemlere dayanan kavramların bilimidir. Nesneldir. Astroloji, Parapsikoloji gibi nesnel değildir.

Doğum gününden âit olduğumuz burcu ve özellikleri öğrenmek için yıldız haritası vardır. Biraz da buna değinelim.

Yıldız Haritası

Tıpkı insanlar gibi, doğum yeri ve saati belli olan bir olayın, ülkenin veyâ herhangi bir kuruluşun yıldız haritası çıkarılabilir. Doğduğunuz yerde ve zamânda, kocaman bir fotoğraf makinesinin tam üstünüzde konumlanmış yıldızların fotoğrafını çektiğini düşünelim. İşte bu gezegenlerin doğduğunuz yere olan izdüşümü, sizin yıldız haritanızı oluşturur. Size ve o âna özeldir, aynı zamanda da varlığınızın ana temasını açıklamak için bir şifredir. Bu şifrede yer alan öğelerin başında ise Güneş ve Güneş sistemimizdeki gezegenler bulunur. Burcumuz dediğimiz şey, doğduğumuz anda Güneşin hangi burçta bulunduğudur aslında. Çünkü asıl yaşam enerjimizi ve kişiliğimizin karakteristik özelliklerini Güneş burcumuz belirler. İş bu kadarla kalmaz. Çünkü güneş sistemimizde 9 gezegen daha vardır ve her biri ayrı bir etkiyi açıklar. Haritamızda konumlanmış olan Ay, annemizle ilişkimizi ve küçükken şartlanmış olduğumuz ânlık tepkileri nasıl ortaya koyduğumuzu açıklar. Tüm bu gezegenlerin bir de birbirleriyle olan etkileşimleri var.

Bir insanın olumlu-olumsuz yönlerini ve bunları ne şekilde hayata geçirdiğini anlamak için haritasına bir göz atmak yeterlidir.Ya’nî iyi bir astrolog, görüntüde son derece sâkin olan bir insanın nasıl olup da bir ânda ortalığın tozunu dumana katabildiğini haritasından okuyabilir. Hattâ o kişinin neye ihtiyaç duyduğunu ve onu neyin sakinleştireceğini de anlayabilir. Fizikî ve rûhî zaafları nerelerde yatıyor, bu olumsuzluklar hangi dönemlerde ortaya çıkıyor veyâ bunları nasıl dengelemek gerekiyor konularında fikir yürütebilir.

Aslında haritadaki elementler yola çıkış için ideal bir nokta. Bir haritaya bakarak bir astrolog başka neler görebiliyor derseniz söylenecek çok şey vardır. Öncelikle bir haritadan hangi konularda yetenekli olduğunuz ya da gizli kalmış yönleriniz keşfedilebilinir. Çünkü her insan aynı verilerle doğmamıştır. Kimi müziğe, kimi resime, kimi spora, kimi matematiğe daha yatkındır. Ama siz hangi alanda daha başarılı olacağınızı bilirseniz, yeteneklerinizi keşfetmek ve uygulamak elbette ki çok daha kolay olur. İşte astrolojiyi falcılıktan ayıran en önemli nokta da budur. Kişiyi öncelikle kendini keşfetmeye yönlendirir. Çünkü geleceği yönlendirmek bu şekilde belki de daha kolay olacaktır.

Türklerde Astroloji

Türkler, girişecekleri bir işteki başarı olanaklarını ayın ve yıldızların dönüşleriyle kontrol ederlerdi. Harekete geçmek için olumlu ânları incelerlerdi. Bu da Türklerin astroloji ilmine çok uzun zamanlardan evvel hâkim olduğunu göstermektedir. Şaman da Güneş’e ve Ay’a bakarak gaipten haber vermektedir. Şaman cüppesinde güneşi ve ayı simgeleyen demirden veya gümüşten halkaların takılması, bununla ilgili görülmektedir. Türklerde, hayât ağacı bir yazgılar kitabı olarak görülmüştür ve bu inanç Osmanlı?da da devâm etmişti. Hayât ağacı doğmadan evvel insan rûhlarının dallarında bulunduğu bir ağaçtır. Rûh bedenlenmek üzere yeryüzüne bu ağaçtan iner. Osmanlı Türkleri, hayât ağacının orta dünyâdaki  insan sayısı kadar  yaprağı olduğuna her birinin üzerine bir insanın yazgısının yazıldığına; her insan öldüğünde de bu ağaçtan bir yaprağın düştüğüne inanmaktadırlar (Eliade,1999,s306). Bu yazgıyı yazanın da dokuz gezegen olduğunu Sibirya Tatarlarının ifâdeleriyle bilmekteyiz. Şamanın düzenlediği âyinlerde esrime hâline geçip sembolik olarak hayât ağacının tepesine çıkıp insan rûhunun yazgısını veya topluluğun  geleceğini öğrenebilmesinin kaynağı da budur. Şaman bu ağacın yapraklarından dokuz gezegenin onlar için yazdığı yazgıyı okumaktadır.

Türkler ölüm törenlerinde ve hemen hemen tüm tören ve âyinlerde  felek çarkının dönüşünü taklit ederek bir şeyin etrafında dönerler. Bu dönüş  evrenin düzeninin ve döngüsünün hatırlanmasını, anlamlandırılması için düşünülmesini ve saygı gösterisinde bulunulmasını  sağlar. Evrenin döngülük düzeninin yansımasını kült nesnesi olarak üretilen yıldızlarla ilintili olan ve üzerinde dönen bir dilim şeklinde yazı yazılabilen eşyalarda da görebilmekteyiz( Roux,2001,s136).

Türkler başarılarını ifâde ederken ?Gök ve Yeryüzü benim güçlerimi arttırmakta ve beni korumaktaydı? derler(Roux,2001,s212).

Moğolların gizli târihinde ?Onu hiç kuşkusuz Gök koruyordu? sözü de yer bulmaktadır. Cengiz Han şöyle seslenir: ?Gök ile yeryüzünün anlaşmış olmalarından ötürü şuna karar verdik ki Timüçin halkın hükûmranı olacaktır? (Moğolların Gizli Tarihi,s121).

Paleo Türk yazıtlarında ise şöyle ifadeler vardır: ?Yukarıdaki Gök ve aşağıdaki Yer bunu emrettikleri için?. Roux?un da belirttiği gibi genel olarak Türkler için gökte meydana gelen her şey dünyâda aksini bulmaktadır.

Oğuznâme?de bir genç kız ?Mavi gök gülerse gülmekte, mavi gök ağlarsa ağlamaktadır?.

Irk Bitig adlı fal kitabının  bir yerinde de şöyle denmektedir: ?Bir adam üzgün hâle gelmiş, gök de bulutluydu. Bu olaylar üzerine güneş göründü. Üzüntüden sonra neşe geri geldi? (Roux,2001,s136).

Orkun anıtlarında bu konuda şöyle bir ifâde vardır: ?Dokuz Oğuz milleti kendi milletim idi. Gök, yer bulandığı için  düşman oldu? (Ergin,2001,s25); ?Dokuz Oğuz benim milletimdi. Gök, yer bulandığı için ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu? (Ergin,2001,s47).

Günnur Yücekal‘ın makalesinden ilgili bölümleri aktardım. (http://www.astrolojiokulu.com/yazi-detay.asp?makaleID=61)

* * *

Yay burcu (21 Kasım – 22 Aralık) Ben 23 Kasım doğumluyum.

  • Türk (Hun-Karaçay) Astrolojisinde Tutamış burcuyum. Özellikleri: Dînci, idealist, değişken. Mistik konulara meraklı.
  • Çin Astrolojisinde At burcuyum. Özellikleri: Atlar; özgür, güvenilir ve güçlü bir yapıdadır. Umûmîyetle dürüst ve sâdık kimselerdir. İyi bir politikacı yahut araştırmacı olabilirler
  • Kelt Astrolojisinde Kül Ağacı (hırs) burcuyum. Özellikleri: Hayât dolu, girişimci, ilgi bekleyen, kendisine yapılan eleştiriyi sevmeyen, hırslı, akıllı, yetenekli, kaderiyle oynamayı seven, bâzen egoist, çok güvenilir, sâdık ve dengeli bir sevgili. Bâzen beyni kalbine hükmeder; ama ilişkleri çok ciddiye alır.
  • Kızılderili Astrolojisinde Wapiti burcuyum. Özellikleri: Sembolik Dönem: Karlı günler | Bitki: Karaçam | Maden: Obsidiyen | Koruyucu Rûhu: Mudjekeewis | Renk: Siyah | Kabîlesi: Fırtına Kartalı Kabîlesi | Uygun Eş: Geyik. Burç hakkındaki şeyleri yazmama gerek yok. Diğerleriyle aynı hatlara sahip.
  • Bu da mizahî yönden ele alınmış: “Ah sen var ya sen… Düzenbazlar düzenbazı, dedikoducu ve bir o kadar geyik insan. Senin adam olman için kafana taş düşmesi veya birinin başına balyozla vurması falan mı lazım? Nedir bu gevezelik. Bu konuşur, konuşur, çenesi de yorulmaz. Beleşe bayılır. Ben yaptım, ben ettim havaları yok mudur bunun, insanın gırtlağına yapışıp boğası gelir. Heyecan manyağıdır bu. Bağımsızlığına en düşkün burçtur. Duruma, ortama göre anında değişirler. Nabza göre şerbet verirler. Buna gazı verdin mi bir daha tutamazsın. Bir şeyi abartmağa bayılır. En ufacık , en basit olayı bile süsleyip öyle anlatırlar size. Dikkat yoksunudur bu yaylar. Tanrı bunların sevgililerine de sabır versin. Bir insan ancak bu kadar kaprisli olur dedirtir insana. Bardağın hep dolu tarafını görecek kadar, hayattaki olumsuzluklara gözlerini kapatırlar. Sıkılınca kaçarlar. Eğer sonunda bir çıkarları yoksa, mücadele etmeyi pek sevmezler. Bunların burcunun adı yay değil çakal olmalıymış aslında. Bunlar için hayatta kendilerinden daha önemli hiçbir şey yoktur. Biten ilişkilerinin ardından konuşur, kızdığı arkadaşlarının arkasından atar tutarlar. Bu yüzden pek güven vermezler insana. Daha nasıl güven versin ki, sırf heyecan için yaşayan, dedikoducu tip demedik mi? Bir şey biliyoruz da söylüyoruz herhalde…“. Vay anasını.

* * *

Yükselen burç: Saat 5.30-6.00 sularında doğrum. Ya’nî 5-7 arası. Böylelikle yükselen burcum yine Yayburcu oluyor ve bu burcun tüm özelliklerini taşımış oluyorum. Bu arada 5,5 kg doğduğumu da iliştireyim şuraya.
Element: Ateş
Gezegen: Jüpiter
Ev: 9. Ev
Sayıları: 5, 7 (en sevdiğim sayı 7’dir).

* * *

Yay Burcu Özellikleri

Olumlu Yönleri: Keyifli, neşeli, iş bilir, açık zihinli, adapte olabilen, iyi yargılayıcı, felsefî, hür yaşam âşığı, dışa dönük, dîndar. eğitimli, olgun, cömert, iyi niyetli, sportmen, yüksek hayâl gücü, şanslı.

Olumsuz Yönleri: Aşırı iyimserlik, gürültücülük, sorumsuzluk, kapris, alaycılık, ânî ilgi, çabuk bıkmak, sabırsızlık.

Yay Burcu Çocuğunun Umûmî Özellikleri: Bu burçta doğan çocuk, âilesi tarafından çok sevilir. Güzel, neşeli, hareketli ve ayrıca dürüsttür. O, daha farkına varmadan küçük yaşta doğru hareket etmeyi öğrenir. Doğuştan bağımsızdır. Dâima güler yüzlü, neşelidir; ama emir dinlemez. Ona her şeyi yumuşaklıkla öğretmelidir. 

Yay Burcu Erkeğinin Umûmî Özellikleri: Yay burcu erkeği entelektüel, duyarlı, meraklı, neşeli, hayâtı seven ve câna yakındır. Merâklı olduğundan pekçok konuya ilgil duyar ve bu sâyede geniş bilgisi vardır. Birden çok şeye ilgi duyar, bâzen bu sebepten dolayı çabuk bıkar. İyi niyetli ve konuşkandır. Dostlarına düşkündür ve arkadaş canlısıdır. Hareketsizlik Yay burcu erkeğini sıkar. O, hep hareketli olmalı ve açık havada bulunmalıdır. Kapalı ortamlarda çok uzun süre kalmaktan hoşlanmaz. Uzun süre evdeyse, morali bozuk demektir. Eleştirmeyi sever ve açık sözlüdür. Bazen söyleyeceği şey, karşısındakinin kalbini kıracağını bilse de yine söyler. Cömertliğiyle tanınan Yay burcu erkeği harcamalarında savurganlık sınırını fazlasıyla aşabilir.

Özgürlüğüne aşırı derecede düşkün olan Yay burcu erkeği; yalnızlıktan keyif alır, ilişkilerinde kolay kolay bağlanamaz ve evlilikten korkar. Onlar için karşı cinste aradıkları en önemli özellik güzelliğin yanı sıra kafa yapısıdır. Bilgili ve kültürlü kadınlarla sohbet etmekten keyif alır.Yay burcu erkeği bir kadından hoşlandığı zaman ilgisini yoğun bir biçimde gösterebilir. Fakat daha sonra aradığını bulamadığını anladığında çabucak sıkılıp uzaklaşabilir. Bu nedenle bir yay burcu erkeğini iyice anlamaya çalışmak gerekir. Yay burcu erkeği gerçekten severse bağlanır ve evlenmekten korkmaz. Çocuklara düşkündür ve ömür boyu mutlu bir evliliği olacaktır.

Yay Burcunun Umûmî Özellikleri: Bu burçtakiler, diğer burçlara oranla özgürlüklerine daha düşkündürler. Patronlardan ve diktatörce davranışlardan nefret ederler. Çevresindeki zayıflara, çaresizlere yapılan kötülükleri kendilerine yapılmış gibi görürler. Yaylar kendilerine güvenen, açık ve net sözlü, davranışlarında yapmacıklığa yer olmayan, iyi yargılayan, sözünü sakınmayan, dobra ve hırslı kimselerdir. Söyledikleri sözler bir ok gibi uçup hedefine varır. Fazla dobra olduklarından, kendilerine karşı bir diplomasi geliştirmeleri gerekebilir. Zeki ve pratik zekâlıdırlar. Çevresindekileri değerlendirirken, her şeyden önce kafa yapısına bakarlar. Sıcakkanlı ve arkadaş canlısıdırlar. Sevdiklerini kendilerinden daha çok düşünürler. Fakat bu durum, sevdiklerinin buna değmeyecek olduklarını anladıklarına derhâl son bulur ve yerini nefrete bile bırakabilir. Hürdürler, açık havada gezmeyi ve açık hava sporlarını severler. Bilime, felsefeye, metafiziğie, dîne saygılı ve ilgilidirler. Aktif bir yapıları vardır ve cesâretlerini kolay kolay kaybetmezler. Dikkatli olmayı pek seçmezler, riske girmeyi severler. Davranışlarında aceleci, sabırsız olabilirler. Başka insanların cesaret dahi edemeyeceği konuların ve olayların içine girmekten hoşlanırlar. Bunu çok normal bulurlar ve normalmiş gibi de davranırlar. Yaylar, hızlı hesaplar yapabilirler ve sezgisel düşünce sistemleri vardır. İleri görüşlülükleri kehânet sınırlarını zorlar. Dünyâdaki siyâsî olaylardan doğabilecek sonuçları herkesten önce tahmîn ederler. Yay burcunda doğanların yıldızı bereket, neşe ve zenginlik temsilcisi olan Jüpiter’dir. Onun için Yay burcunda doğan kimseler zâten şanslıdırlar ve bu şanslarının hîç gitmeyeceğini düşünürler. Zamân kavramları geniştir. Serbestlikten dolayı son âna bıraktıkları bir şeyi çok başarılı bir şekilde tamâmlayabilirler. Son dakika adamlarıdır. Yay insanları düşmanlarına karşı acımasız olurlar ve ellerinden geleni yapmadıkça rahat etmezler. Bu burcun insanlarında geri adım atmak diye bir şey yoktur. Onlar korkularının üstüne giderler. Beraberindeki insanlara dahi aldırmazlar. Bu şekilde hareket etmezlerse depreşir, çekilmeyen birisi olurlar. Hîçbir şeye rağmen idealist düşüncelerini değiştirmezler, inandıklarını söylemekten çekinmezler. Gezip görmek, seyahat etmek onların sevdiği şeylerdir. Bâzen devâmlı evde kalırlar. Bu onların kendilerini iyi hissetmediklerinin belirtisidir. Bu burcun insanları uygulamaya geçme hevesi ile doludurlar. Öğrendikleri bir şeyi uygulamaya ve pratiğe dökmek isterler.

Ateş Elementi

Ateş elementi burçları:

  1. Koç (21 Mart – 19 Nisan)
  2. Aslan (23 Temmuz – 22 Ağustos)
  3. Yay (22 Kasım – 21 Aralık)

Ateş Elementi Hakkında: Bu grup burçları çok canlı ve güçlüdürler. Yaratıcı, hevesli ve enerjik olurlar. Yeni fikir ve kavramlarla oynamayı sevdikleri için her konuya yeni akımlar getirebilirler. Doğuştan liderdirler, güçlü karizmaları ve  ışıltılı karakterleri ile insanları kendilerine çekerler. Yüksek idealleri, geniş görüş açıları, tutkuları ve “her şeyi yapabilirim” iddiaları ile ilham verici ve etkileyicidirler. Yay burcu ise ateş enerjisini uluslararası, eğitim, araştırma, seyahat ve akademisyenliğe yöneltir. Târihî bilgileri toplar, korur, sentez yapar ve bu yüzden de biraz filozoftur.

* * *

Gezegenler – Jüpiter

İyimser, toleranslı, diğer görüşlere açık ve düşünceli bir kişiliksiniz. Belki bir parça da fanatiksiniz. Güçlü bir sezginiz, güçlü bir yargınız ve parlak hayâlleriniz var. Hukûk, dîn, felsefe ile ilgilenebilirsiniz. Başka insanlara rehberlik etme ve ilham verme yeteneğiniz olduğu için, gelecekte insanları kendi düşünce ve ideallerinize teşvik edebilirsiniz. Uzak ülkeleri ve kültürleri tanımak ve kendinizi geliştirmek istersiniz. Negatif olarak, inançlarınızda çok dogmatik olabilirsiniz.

Astroloji Evleri – 9. EV

Evin Sahibi : Yay Burcu
Açıklama: Astrolojide dokuzuncu ev; yabancı ülkelere yapılan uzun yolculuklar ve seyahatler, yüksek öğretim, dîn ve hukûk gibi konularla ilgilidir. Uluslararası ticâret ve yabancı insanlarla ilişkiler de bu eve dâhildir. Tanrı kavramı, inançlar, soyut fikirler, felsefî düşünceler, yaşamın sırlarına dönük arayışlar, hayâta gerçek bakış açısını ve hayatın anlamını algılayış şeklini ifâde eder. Doğum haritasında 9.evin yönetici gezegeni Jüpiter, sâhibi ise Yay burcudur.

Kendi hesabıma son sözüm şudur: “Türk ırkının bir burcu varsa bu Yay burcudur.”

Yararlanılan kaynaklar: astroloji.org, simakayne.com

Aytekin Alpaslan

 565 kez okundu.