Türkçülük, Türk ülküsü, mefkûresi konularında rehber, hâkim, hakem, süzgeç, terazi, esas, temel olan Atsız’dır; ondan özgesi çeşnidir, ikincildir, tek başına eksik olup ancak Atsız’la uyuştuğu oranda faydalıdır.

«Aş tatıgı tuz yogrın yemes»; yani «Yemeğe tat veren tuzdur; ama tuz, çanakla yenmez».

İşbu yüzden de ki: «Türk milliyetçiliğinde Atsız’a şek getiren ve şirk koşan, kesinkes kâfirdir»

«Tekdir ey Atsız bir, oŋa şek getiren kâfir»

Atsız, yay; özgeleri oktur.
Atsız, Güneş; özgeleri Ay’dır.
Atsız, ışık; özgeleri renktir.
Atsız, ses, özgeleri yankıdır.
Atsız, kök; özgeleri budaktır.

Niye böyledir? Çünkü Atsız, ete kemiğe bürünen, Türklük diye görünen, fikriyatı şahsiyeti olan, idealliğin eşsiz örneği, rol modeli olan kutlu bir ulu kişidir.

Fikri ve fiili, ilmi ve yorumu, erdemi ve karizması, görüntüsü ve konuşması ile o, akla ve gönüle seslenir ve onları zapteder. Mükkemmeliyetçiler içün gönül rahatlığıyla yolbaşçı edinilenecek biri olması mühimdir. Onu anlatırken “ama” deyip savunmanız gerekmez.

Özetle, Türk milliyetçiliğinde Atsız’dan geçmeyen her yol, batıldır.


AlpAytekin

Kökten Türkçü, pagan, liyâkatçı, militarist. Halkbilimci...

 935 kez okundu. 

Beŋzer Yazılar