Yabancı ülkelerdeki her olayda çeşitli sağduyu ve başsağlığı söylemleriyle duyar klişeleri göstermeniŋ hangi durumda neden yaŋlış olduğu üzerine bilinmesi gereken iki nedeni ele alacağız. Birincisi, olayıŋ yaşandığını ülkeniŋ devletiniŋ ve milletiniŋ Türk’e karşı olan tutumudur; ikincisi de psikolojik savunma dürtüsüdür.

Yabancı; ya’nî bu konuda kastettiğimiz Avrupalı ve Amerikalılarıŋ yaşadığı terör olaylarında suçsuz, sıradan, çocuk, bebek vatandaşlarıŋ ölmesi, yaralanması durumunda üzülüyoruz. Buraya kadar normal. Olayıŋ yaşandığı ülkeniŋ devletiniŋ ve topyekûn milletiniŋ fikrine, zikrine baktığımızda iş değişiyor. Millî bilinciŋ oluşması içün gereken karşıt öznesini Türkler üzerinden kurmuş Avrupalılara Türklerce gösterilen iyi dilekler, doğal olarak onlarıŋ umrunda olmuyor. Yıllardan béri yaşadığımız sayısız terör saldırısında kolluk güçlerimizle ve sivillerimizle vérdiğimiz kayıplarımıza karşı Avrupalılar dürüstçe ne démiş, ne yapmış? Toplasak bir iki siyâsî, politik kınamadan ve temennîden öte bir şey bulamayız. Çünki onlarıŋ zihninde Türk, karşıtlık öznesidir, düşmandır. Bize karşı Kürd terörüne dışarıdan siyâsî, askerî, maddî destek vérenleriŋ, Kürd teröristleriŋ propagandasını yapıp, ele başlarını konuk édenleriŋ ülkesinde bugün bir başka terör yapılanmasınıŋ sızması, éttiğini bulmaktır. Bu nedenle söz konusu terör saldırılarınıŋ olması iyidir. Avrupa’da ferdî saldırılar, cinnetler dışında böyle olaylar yaşanmıyordu. Şu soŋ yıllarda yaşanmağa başladı. Teröristleriŋ savunulacak tarafı olmadığı gibi, Avrupalılarıŋ da yoktur. Ektiğini biçen Türk düşmanı Avrupalılarıŋ yalŋız yukarıda saydığımız kendi hâlinde ve suçsuz insânlarına üzüntü duyulabilir. Bunu da illâ ki belirtme gereği duyulursa birkaç noktağa dikkat étmek gerekir. Saldırıda olan şunlara şunlara oldu, yazık oldu; rûhları şâd olsun, dédikten soŋra o ülkeniŋ eleştirisi ve bize karşı yaptığı uzak ve yakın düşmanlıkları, kötülükleri belirtilmelidir. Aksi durumda kendine de düşman iki düşmanıŋ birbirini kırmasına üzülmek gibi mantık dışı, garîp bir duruma düşülür.

Gelelim vicân kısmına. İnsân, doğası gereği bencil bir varlıktır. Bencillik, kulağa olumsuz gibi geliyorsa da gerçekte böyle değildir. Oŋa olumsuzluk katan, benmerkezcilik dénen egosantrizmdir. Bunu katmadan saf bencilliğe baktığımızda herhangi bir olumsuz aŋlamınıŋ olmadığı; çünki bunuŋ insân ve hayvân cânlılarınıŋ birçok davranışını ve düşüncesini étkileyen ortak ve temel bir özellik olduğu ortadadır. Nitekim sevgi dénen duygu ve bunuŋ kapsamına giren ana sevgisi, çocuk sevgisi, vatan sevgisi gibi sevgiler de bir bencillik türüdür. İnsân, gördüğü, işittiği kötü bir olay karşısında kendi şahsı ve yaşamıyla ilgili beŋzerlik kurduğu durumlarda, bu olayıŋ kendi başına gelmesinden korkarak birtakım fikirlere ve fi’illere girer. Türk halk inançlarından tahtaya üç kere vurma, “Taŋrı düşmanımıŋ başına vérmesiŋ” dileği, “Taŋrı korusun/saklasın” dileği gibi örnekler bulmak kolaydır. Bir çocuk öldüyse veyâ kaybolduysa çocuğu olan kişi, bu olayla ilgili kendinden daha çok beŋzerlik kuracağı içün çocuğu olmayan kişiye oranla daha çok étkilenir. Mağdûr durumdaki kişiye elle ve dille yapılan iyilikler, bu olaydan sakınma ve kendi başına gelmesini engellemeğe yöneliktir. Bu söylediklerimizden, mağdûr kişiniŋ bizzât kendisine acıma duygusunuŋ olmadığı çıkarılmamalıdır. Bu, çoğu durumda ikincildir. Hele dili, kültürü, coğrâfyası farklı olup bir de saŋa geçmişte ve şimdi düşmanlık éden bir milletiŋ ferdine acıma gibi durumlarda kesinlikle ikincildir. Bencillik çerçevesi ne kadar küçülürse, mağdûr şahsıŋ kendisine acıma duygusu o kadar artar. Kendi eşimize, dostumuza, çocuğumuza acımamız ile yedi kat ele acımamız bir olmaz. İşbu uzak durumlarda olan şey, yaşanan kötü olayıŋ kendi başımıza gelmesinden korkmamız, ‘aklımıza kendimizi ve yakınlarımızı getirmemizdir. Bu yüzden sırf bu korunma dürtüsü içün hedefi saptırmağa gerek yok. Biz bu tür olayları milletçe zâten sayısız kere yaşadık ve ne yazık ki hâlâ yaşıyoruz. Bunlara destek véren ülkeleriŋ başına aynı olay geldiğinde bunu ektiğini biçmek olarak algılamamız ve tanımlamamız gerekir. Acınacak kötü olay olarak değil.

Özetle, geçmişte ve bugünde bize karşı düşmanlık ve hâinlik éden milletleriŋ ülkelerindeki her kötü olaya duyar memuru gibi zıplamak yérine bunları da gözden kaçırmamak gerekir.


AlpAytekin

Kökten Türkçü, pagan, liyâkatçı, militarist. Halkbilimci...

 825 kez okundu.